9 Ocak 2011 Pazar
yerim ki!
benim bu psikopatlık derecesindeki çocuk sevgimi ne yapsak acaba=)
kendimden korkuyorum,kıvırcık bebişlerimi yer miyim acaba ilerde =D
5 Ocak 2011 Çarşamba
akan zaman
"dursun dedik önce zaman
akreple yelkovanı birleştirdik
mevsimler birbirine sokulsun
daha bir yakın olsun ilkbahar yaz sonbahar kış
ayları birbirine çektik
geçmesin haziran temmuz ağustos
çünkü önce zaman hareket ediyordu.
gözyaşları ikiye ayrılıyordu
önce ağlıyorduk kavuşmak için
sonra unutmak için
gözyaşlarını da birleştirdik
nehirlerin önüne barajlar çektik
su, zaman gibi akıyordu dursa bile bir bardakta
bir bardak suya dalıp gitmek çok uzaklara gitmektir
öyle derindir sürahiler.
beklesin dursun ağaçlar gibi adımlarımız
hareket edince ayrılan ne varsa.
gündüz ve gecenin birbirini kovalamadığı bir yer mesela.
dursundu kolların boynumda
keserin tahtaya çaktığı bir çivi gibi sımsıkı yerli yerinde.
kapılar da açılmasın artık
açılacaksa birbirimize açılsın.
köşeyi dönmeler dursun
hep sağa dönsün bütün sokaklar illa hareket edeceksek
aynı yere dönmek için.
ne varsa diyorum hareket eden
otobüsler, trenler, vapurlar ve ayaklar.
öyle bir durmak ki birbirine sokulsun ayrılan ne varsa
kötü sözler dursun ininde
tokatlar dursun ellerinde
küfürlü parmaklar yerinde
pencerede güneş
göğsümüzde ateş
pencereden baktığımız kuşlar havada
sigarası dudağında hiç bitmeden duran adamlar gibi.
her şey ama her şey
akrep, yelkovan, su, mevsimler, aylar, gözyaşları, kolların,
kapılar, köşeler, otobüsler, vapurlar, tramvaylar,
adımlar, kelimeler, tokatlar, küfürler,
güneş, ateş, kuşlar ve sigaralar
durmadı.
hareket etti ve en iyi bildikleri şeyi yaptılar
ayrıldılar.
hareket eden ne varsa ayrılıyordu
biz de tabutlarda bekleyip durmayı yeğledik."
1 Ocak 2011 Cumartesi
yeni yılın ilk sabahında bu şarkıyı dinleme hevesiyle uyanmam ne ironik!
çünkü sıradan değil bu sefer 2011 benim için. 2010 da beklentilerimde yaptığım indirimler sonucu yaşadığım serüvenler 2010'da son buldu.
bu yüzdendir ki 2011 başka,ara ara eski ama yeni,daha farkında,bu sefer gerçekten biraz olsun büyümüş=),biraz daha sorumluluk sahibi,daha gerçekçi-geçen yıllarda hayallerimin içine edildi çünkü,artık hayal kurmuyorum,teşekkürler- bir yıl olacak!
anladım ki insan yanında koşulsuz şartsız rahat olabildiği dostlarıyla mutluymuş,yetersiz ama evetlerle olmuyor bu dünya=D
herkese iyi seneler,mutluluklar =)
28 Aralık 2010 Salı
"derin olan her şey maskeyi sever!"
evet öyle şeyler vardır ki yüz üstüne çıkmamak için türlü türlü maskeler altına saklanırlar.kimi zaman korkudan kimi zaman utançtan kimi zamanda pişmanlıktan dile gelmez bir türlü hatta konuşmayı geçtim hissettiremezsiniz bile ifadelerinizle!
saklamaktır ya hani tek amaç ölseniz geberseniz de mutsuzluktan,gülen bir maske gelir yerleşir yüzünüze..
bir süre sonra öyle alışırsınız maskenize siz bile fark etmezsiniz aynaya baktığınızda,'içimdeki bu huzursuzluk neden ki?' diye dolaşırsınız boş boş ortalarda.
saklamaktır ya hani tek amaç ölseniz geberseniz de mutsuzluktan,gülen bir maske gelir yerleşir yüzünüze..
bir süre sonra öyle alışırsınız maskenize siz bile fark etmezsiniz aynaya baktığınızda,'içimdeki bu huzursuzluk neden ki?' diye dolaşırsınız boş boş ortalarda.
25 Aralık 2010 Cumartesi
23 Aralık 2010 Perşembe
11 Aralık 2010 Cumartesi
""-anne bebek istiyorum.
-iyi yanında bir de koca istiyor musun?
-yoooo...sadece bebeğin oluşum sürecinde gerekecek birisi olsa yeter...
-iyi...koca istemiyorsan gerisi basit....
-o halde ben gidiyorum....
-iyi bir anne olacağına inanıyorum kızım....""
eğer annemin böyle cevaplar vereceğine inansaydım 30lu yaşlarımda bu dialogu 'anne ben anne oldum' başlığı altında sizlerle paylaşacağımın garantisini verebilirdim,net!
-iyi yanında bir de koca istiyor musun?
-yoooo...sadece bebeğin oluşum sürecinde gerekecek birisi olsa yeter...
-iyi...koca istemiyorsan gerisi basit....
-o halde ben gidiyorum....
-iyi bir anne olacağına inanıyorum kızım....""
eğer annemin böyle cevaplar vereceğine inansaydım 30lu yaşlarımda bu dialogu 'anne ben anne oldum' başlığı altında sizlerle paylaşacağımın garantisini verebilirdim,net!
10 Aralık 2010 Cuma
Her neyse bugün facebooka bir süre ara verme kararı almıştım.Tam da kararımı uygulamaya koyuyordum ki facebook öyle bir tavır aldı ki bana karşı dayanamadım =( Şu arkadaşın bu fotoğrafını kaybedecek,bu grup artık kapanacak,haa bu arkadaşın da artık bu fotoğrafa sahip olmayacak,bir de bizi neden bırakıyorsun soruları falan.
Her ne kadar duygusuz görünmeyi başarabilsem de facebook bana bu kadar alışmış,bırakamadım onu!
En azından bugün...
5 Aralık 2010 Pazar
Sanki bir gölgeye geldik; yorulduk, acıktık, susadık biraz
Ve doyduk, ve içtik, ayıldık bir anlamda
Ayıldık ve sorduk, baktık ki hep ormandayız
Kaç kere ölmemişiz, kaç kere sormamışız, bu kaçıncı dalgınlığımız
Yani kaç sesli bir evrende kaç kere yalnız
Ne ölmek, ne ansımak! sadece yaşamakla
Tam öyle gibi.. Demeyin: eh, biraz yorulsak da
Demeyin, sakın haa, yok şu kadar bir şey insanın sonsuzunda
Biz şimdi ne yapsak, biz şimdi ne yapsak, biz işte biraz
bilmiyoruz ya
Diyoruz: yaşasak çıkmazları, sevişsek olmayanlarla...
Ve doyduk, ve içtik, ayıldık bir anlamda
Ayıldık ve sorduk, baktık ki hep ormandayız
Kaç kere ölmemişiz, kaç kere sormamışız, bu kaçıncı dalgınlığımız
Yani kaç sesli bir evrende kaç kere yalnız
Ne ölmek, ne ansımak! sadece yaşamakla
Tam öyle gibi.. Demeyin: eh, biraz yorulsak da
Demeyin, sakın haa, yok şu kadar bir şey insanın sonsuzunda
Biz şimdi ne yapsak, biz şimdi ne yapsak, biz işte biraz
bilmiyoruz ya
Diyoruz: yaşasak çıkmazları, sevişsek olmayanlarla...
Edip Cansever
2 Aralık 2010 Perşembe
ben olmak!
Bazen ben olmak çok zor! Genelleyip genç olmak çok zor demek isterdim aslında ama Tuğçe olmak gerçekten zahmetli bazı zamanlar...
Şimdi kimi dönemler var hayatımda benim,mesela:
1) bundan en azından bir ay sonrasını düşün evresi
2) ya neyse birazcık zaman geçsin bakarız evresi
3) evet artık düşünmeden yaşıyorum,ne olursa olsun evresi
4) böyle de olmadı sanki evresi
Ve 4. Evreden sonra tekrar başa dönüş! İçinden çıkamadığım bu sinir bozucu döngü…
İşte bu yüzden ara sıra ben bile kendimden sıkılıyorum ki!
18 Kasım 2010 Perşembe
death is the road to awe
bu şarkıyı öylece tek başına dinlemenin zararlı olduğuna karar verdim,hani biraz olsun kırık kalksan yataktan al işte dağıldın gittin...
o yüzden yanında başka düşünecek şeyler lazım derim ben =)
"yanlışlıkla göründüğüydü. bir an.
sıkıştı kanadı birbirine
karıştırdığı iki alemin
kapısına.
çekip gitse kanadı kırılacak
gerçekliği kalacak başkalarına
kanadına yenilip dursa
herkese görülecek varoluşunun sırrı
kolay değil geçtiği kapıları
yenilmeden bırakmak ardında
meleklik,
zaman ve mekan sanatı
ya kanat pahasına
sır olmalı varlığı
ya burada aramızda kalmalı
yol görünür
varınca alemlerin kapısına"
murathan mungan
bu şarkıyı öylece tek başına dinlemenin zararlı olduğuna karar verdim,hani biraz olsun kırık kalksan yataktan al işte dağıldın gittin...
o yüzden yanında başka düşünecek şeyler lazım derim ben =)
"yanlışlıkla göründüğüydü. bir an.
sıkıştı kanadı birbirine
karıştırdığı iki alemin
kapısına.
çekip gitse kanadı kırılacak
gerçekliği kalacak başkalarına
kanadına yenilip dursa
herkese görülecek varoluşunun sırrı
kolay değil geçtiği kapıları
yenilmeden bırakmak ardında
meleklik,
zaman ve mekan sanatı
ya kanat pahasına
sır olmalı varlığı
ya burada aramızda kalmalı
yol görünür
varınca alemlerin kapısına"
murathan mungan
4 Ekim 2010 Pazartesi
los amantes del circulo polar
dün izledik bu filmi minik tırtılım ile birlikte.her ne kadar filmin ortasına denk gelen depremle bir süre kopsak da filmin yarattığı ortamdan daha sonra tekrar sardı bizi Ana ve Otto'nun ilginç ilişkisi.filmin konusundan bahsetmesem daha iyi sanırım.onun yerine aklıma kazıdığı,film sonrasındaki gecede tamamen koparıp farklı düşüncelere götüren bir kaç cümleyi paylaşmak istedim.
'aşk sadece arzulamak değil,aynı zamanda işitmektir' diyor Ana kulağını Otto'nun kalbine doğru yaklaştırırken. hani uğraşsam didinsem şu zamanda 'ah evet ya' dedirten daha iyi bir cümle bulamazdım heralde.
garip zamanlar oluyor insanın hayatında bazen.kime karşı tam olarak ne hissettiğini anlayamadığı zamanlar bunlar.kimisi dengesiz libido seviyesi diye yorumlarken bunu kimisi de 'noluyor bana,nasıl da değişiyor böyle hızla duygularım?' diye kendi kendine dertleniyor,üzülüyor. bazen de bu iki farklı düşünce aynı vücutta hayat bulabiliyor tabii. hayır kendimden biliyorum =)
neyse işte ben böyle karmaşık duygular içindeyken duyduğum bu cümle şöyle bir sarstı beni. evet budur işte cevabı bu kafamdaki sorunun cevabı.
eğer gerçekten duyabilseydim net bir şekilde bende kalbimin sesini böyle sürüncemede kalmazdı bazı şeyler.o zaman,inanıp güvenip duyduğum seslere anlayabilirdim neyin doğru neyin yanlış olduğunu!
ama sanırım benim için daha uzun bir zaman var,neyse bekleyelim görelim diyelim!
kalbinizin sesini duyabilmeniz dileğiyle bitirdim gittim byee=)
3 Ekim 2010 Pazar
dövmem olsa ya benimde =)
bir kaç hafta önceydi sanırım bu dövme konusu açıldığında.
gayet bilmiş ben 'benim dövme yaptıracağım yer belli' diye dolanıyordum muhabbetin etrafında.bugün öyle boş boş otururken hadi birazcık modellere bak dedim kendi kendime=)
dövme yaptıracağım yeri leğen kemiğinin sol tarafı olarak belirlemişken bir türlü ne yaptıracağıma karar veremeyen ben bu kanatları görünce bir anda 'aaaa acaba sol omzuma küçük bir sevimli kanat çiftiyle mi başlasam?' diye düşünür oldum.sevgili eli hafif olmasını dilediğim dövmecim bir de bu kanatları vücudumun y ekseniyle 30 derecelik bir açıyla yerleştirse omzuma sonra hani şöyle fazla göze batmayan ama arada başımı hafif bir edayla=) sola çevirdiğimde görebileceğim bir dövme de fena olmaz sanki!
2 Ekim 2010 Cumartesi
küçükken gerçekten de küçük hayallerim vardı benim!
mesela hep yaz olsun isterdim.hani böyle yazın deniz kenarı,sıcak hava,mutlu aile yemekleri,babacım hep yanımda olurdu ya o tatil günlerinde.herhalde o yüzden sadece yazın çok mutlu olur insanlar sanırdım.
sonra bir de 'bir genç kızın gizli defteri' günleri oldu hayatımda.orda serra'nın günlüklerini okudukça bende kendi günlüklerimin bir gün kitap yapılacağına inanırdım.benimde hayatım çok heyecanlı,karışık böyle,bende bendee bende istiyorum şeklinde şımarık kız tiplerinde..
zaman geçip kötü kötü alışkanlıklar girince hayatıma,bir ufak hayal daha eklendi listeme.mutfak tezgahına ocağın yanına oturup bir yandan sigaramı içip bir yandan puding yapmak istedim ben hep.işte bu yazının başlangıcı da bugün bu hayalimi gerçekleştirmemle başladı =)
diyorum ya küçüktüm,küçüktük!sorunlar basit,cevaplar basit,hayaller küçük,kavgalar zararsız!ama o küçük hayallerden biri mutlu etti bugün beni!hala büyümemişim işte ben,o yüzden hala alışamadı bir tarafım kaybetmeye.
işte böyle eğlendim bugün,ergen tuğçe güldürdü beni..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)









